Hayata 1-0 önde başlıyorsun!
Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Fatma ALTINSOY' un “You Start Life with a 1–0 Lead!”: Posttraumatic Growth Experiences in Adolescents Raised in Divorced Families başlıklı makalesi, çocuk ve ergen çalışmaları alanında uluslararası saygınlığa sahip dergilerden biri olan Children and Youth Services Review'da yayımlanmıştır.
Ebeveyn boşanması, çocuk ve ergenler için önemli yaşam olaylarından biri olup psikolojik, sosyal ve duygusal açıdan çeşitli etkiler doğurabilmektedir. Bununla birlikte, travmatik yaşam deneyimleri her zaman yalnızca olumsuz sonuçlara yol açmamaktadır. Son yıllarda pozitif psikoloji alanında önem kazanan travma sonrası büyüme (Posttraumatic Growth, PTG) kavramı, bireylerin yaşadıkları zorlu deneyimlerin ardından yaşamlarına yeni anlamlar yükleyebildiklerini, kişisel güçlerini keşfedebildiklerini ve olaylara daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşabildiklerini ortaya koymaktadır.
Bu kapsamda gerçekleştirilen fenomenolojik araştırma, boşanmış ailelerde yetişen ergenlerin ebeveyn ayrılığı sonrasında yaşadıkları dönüşüm süreçlerini derinlemesine incelemektedir. Araştırma bulguları, ergenlerin boşanma sürecine verdikleri ilk duygusal tepkilerden başlayarak zaman içinde geliştirdikleri başa çıkma stratejilerine, büyümeyi destekleyen bireysel ve çevresel etkenlere ve ayrılık sonrasında ortaya çıkan olumlu psikolojik değişimlere uzanan çok boyutlu bir deneyim örüntüsünü ortaya koymaktadır.
Araştırmada travma sonrası büyümenin; ilişkilerde olumlu değişim, ayrılık sonrası yaşamda anlam oluşturma, kendilik algısında değişim, maneviyata yönelme ve ayrılığın fırsata dönüşümü olmak üzere beş temel boyutta şekillendiği belirlenmiştir. Bu bulgulardan hareketle, ebeveyn boşanmasının ardından ergenlerin yaşadığı psikolojik dönüşüm sürecini açıklayan Ayrılık Sonrası Büyüme Modeli (Post-Separation Growth Model) geliştirilmiştir.
Araştırma, ebeveyn boşanmasının yalnızca bir risk veya kayıp deneyimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; uygun psikososyal destek mekanizmaları, koruyucu faktörler ve başa çıkma kaynakları sayesinde ergenlerin bu süreci anlamlı bir gelişim fırsatına dönüştürebildiklerini göstermektedir. Elde edilen bulgular, travma sonrası büyümenin ergenlerin yaşam öykülerinde nasıl şekillendiğine ilişkin önemli bir kuramsal çerçeve sunarken, boşanma sonrası psikososyal destek hizmetlerinin geliştirilmesi ve koruyucu ruh sağlığı uygulamalarının yaygınlaştırılması açısından da önemli katkılar sağlamaktadır. Bu yönüyle çalışma, aile danışmanlığı, okul psikolojik danışmanlığı ve ruh sağlığı alanlarında çalışan araştırmacı ve uygulayıcılar için bilimsel ve uygulamaya dönük önemli çıkarımlar sunmaktadır.
Erişim linki:
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0190740926004159
https://doi.org/10.1016/j.childyouth.2026.109162